Meclisten geçen yardım kanunu kabul edilemez


STK’lardan Terör Finansmanı Yasasına Tepki: “Kanun, yeni bir kuşatma ve ötekileştirme hareketidir!”

Meclisten geçen yardım kanunu kabul edilemez

OECD bünyesinde kurulan ve Türkiye’nin de üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü(FAFT)’nün “Uluslararası Terörizmle Mücadele Yasa Tasarısı”, dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildi.

Bugün, konuyu değerlendirmek üzere Akabe Vakfı, AKDAV, Araştırma ve Kültür Vakfı, Anadolu Platformu, ASDER, Deniz Feneri Derneği, Fatih Akıncıları, Garip-Der, Hikmet Vakfı, İHH, İMKANDER, İnsan ve Medeniyet Hareketi, MAZLUMDER, Özgür-Der, Sadakataşı Derneği, TGTV, Uluslararası Hukukçular Birliği ve Yardımeli Derneği bir araya gelerek bir basın toplantısı gerçekleştirdiler. 
 
Toplantıda ilk olarak MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar söz konusu kanunun bir akıl tutulması olduğunu ifade etti. Sarıyaşar, “Umuyoruz bu toplantı dün kabul edilen kanunun yeniden ele alınması ve iptali için bir vesile olur. BM Güvenlik Konseyini oluşturan çetenin oluşturduğu küresel istikbara karşı duyarlı olmak hepimizin sorumluluğu” diyerek ortak basın açıklaması metnini okudu.
  
Basın açıklaması metninin okunmasının ardından ise MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal şunları söyledi: “Özü itibariyle siyasi bir bakış açısını gerektiren terörizm kavramını dünya egemenlerinin tanımlayarak tüm dünyaya dayatmaları egemenlik sisteminin yeniden inşası anlamına geliyor. Konu ile ilgili çekincelerimizi yetkili kurumlara ileterek bu kanunun yeniden ele alınmasını talep ediyoruz”. 
 
Uluslararası Hukukçular Birliği Başkanı Necati Ceylan, özellikle insani yardım faaliyetleri yapan kurumların önünün kesilmek istendiğini, yasanın iptal edilmesi için kamuoyu oluşturulması gerektiğini belirterek “Bu yasa, Allah’ın bize verdiği temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunmadır” dedi.

DİRENİŞ ÖRGÜTLERİNE YARDIMA DEVAM EDECEĞİZ!

Basın toplantısında söz alan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, konuşmasına terör tanımının egemenlerce keyfi bir tarzda kullanılan bir silaha dönüştürüldüğünü söyleyerek başladı ve Türkiye’nin zaten çok sorunlu bir terör konseptine sahip bulunduğunu, örneğin onca değişikliğe rağmen halen tek bir şiddet eylemine girişmemiş olmalarına rağmen Hizb-ut Tahrir mensuplarına onlarca yıl ceza verilmesinin durumun vahametini gösterdiğini belirtti.

Rıdvan Kaya konuşmasına “Terör eğer savunmasız sivillere karşı siyasi amaçlarla şiddet kullanmaksa, ABD’nin Afganistan’da, Rusya’nın Çeçenya’da, Siyonist işgalcinin Filistin’de ve Fransa’nın Mali’de yaptığıdır terör” diye devam etti. Müslümanlar olarak Afganistan’da Taliban’la, Filistin’de Hamas’la, Çeçenya ve Mali’de İslami direniş örgütleriyle dayanışmanın İslami ve insani bir sorumluluk olduğunu, egemen güçler ne talep ederse etsin Müslümanların kardeşleriyle dayanışmalarının devam edeceğini belirtti.

ABD’nin Suriye’de Beşşar diktasına karşı savaşan Cephetun Nusra’yı terörist ilan ettiğini ve buna Rusya ve diğer güçlerin de destek verdiğini belirten Rıdvan Kaya, bu durumun adaletsizliğe ve keyfiliğe açık bir örnek olduğunu vurguladı. “Suriye’deki vahşi Baas diktasına karşı direnen Cephetun Nusra’yı da, diğer İslami örgütleri de bugüne kadar desteklediğimiz gibi, bundan sonra da elimizden geldiğince desteklemeye devam edeceğiz, egemenlerin yasaları, tehditleri bir şey ifade etmez.” diye sözlerini bitirdi.

 
İMKANDER adına konuşan Adem Çevik, bu yasanın kabulü ile birçok kişinin yardım yapmaya çekineceklerine dikkat çekerek “Müslümanlar olarak helak olmamak için sessiz kalmamalıyız” dedi. 
 
AKV adına Şemsettin Özdemir ise konuşmasında “Bu yasa çıkmamalıydı. Kimse biz uzun zaman daha buradayız nasıl olsa diye düşünmemeli. Umarız bu hatadan dönülür” 
Anadolu Platformu adına konuşan Ahmet Çamurluoğlu, yasanın TBMM’den geçmesinin Türkiye’nin kendi ayağına kurşun sıkması anlamına geldiğini söyleyerek, “Türiye güçlü bir devlet olduğunu söylüyor. Türkiye gerekirse FAFT’dan çıkarak onurlu bir davranış ortaya koyabilir” dedi. 
 
İnsan ve Medeniyet Hareketi’nden Yusuf Bayram Karaboyun, dünya üstünde terör estiren egemenlerin tehdit olarak algıladıkları kişi ve kurumları, terörü finanse ediyor suçlamasıyla bertaraf ettiklerini ifade ederek “Bu yasa 11 Eylül ve 28 Şubat’ı aratmayacak bir yasadır” dedi. 
ASDER adına konuşan Reşat Fidan 2. Dünya Savaşı galiplerinin İslam Coğrafyasındaki planlarını gerçekleştirmeden önce kendi planlarımızı oluşturmamız gerektiğini belirterek yasanın cumhurbaşkanından geri dönmesini beklediklerini söyledi. 
Akabe Vakfı’ndan Nasuhi Güngör de konuşmasında söz konusu yasanın İslam’ın sesinin kısılması, Siyonizmin kaleyi içten fethetme çalışması olduğunu belirterek “Yasanın tekrar gündeme getirilerek kaldırılmasını istiyoruz. Biz bu filmleri her zaman seyretmeye duçar kalıyoruz. Bundan sonra daha iradeli, daha şuurlu davranmalıyız” dedi. 
 
 
Fatih Akıncıları’ndan Mehmet Şahin konuşmasında şunları söyledi: “Bizim bir Müslüman olarak bu yasayı kabul etmemiz mümkün değildir. Bize göre iki büyük terör vardır; ABD ve İsrail. Bugün insanlık, vicdanının sesini dinleyerek bu iki güce karşı seslerini yükseltmelidir. Bu yasanın takipçisi olacağız. Türkiye’de TMK’nın baştan sona değiştirilmesi gerekiyorken mağduriyet yaratacak yeni yasalar kabul ediliyor. Biz adalet ve hukuk talep ediyoruz.” 
Hikmet Vakfı adına konuşan Halil Kaya ise insani değerlere ve özgülüklere aykırı olan yasayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek “Unutmayın, hukuk hepimize lazım olacaktır. Bu yasa en temel hukuki değerlere aykırıdır” dedi. 
 
İHH’dan İzzet Şahin de bir konuşma yaparak “Bizler yardım kuruluşları olarak gittiğimiz bölgelere yardım götürmekle kalmıyor orada egemen güçlerin yarattığı krizleri, ihlalleri raporlar hazırlayıp kamuoyuna sunuyoruz. Egemen güçler bundan rahatsız oldular. Mağdurların yalnız kalacak olması da büyük bir endişedir bizim için. Biz Gazze’de bir çocuğa yardım götürdüğümüzde bunun adı terör oluyor, ama İsrail’e açık bir şekilde silah yardımı yapan kurumların yaptığı normal görülüyorsa bu yasa daha da anlaşılmaz, kabul edilmesi inanılmaz bir olaydır. Bu hatanın telafi edileceğini ümit ediyoruz” dedi.
Deniz Feneri’nden Galip Kapusuz ise yetililere seslenerek yasanın bir an önce kaldırılmasını talep ettiklerini söyledi. Garip-Der adına bir konuşma yapan Abdurrahman Koç ise “Bu tür yasaların bizim direncimizi kırmaması lazım. Tarihte hakkın ikame edildiğini, hak sahiplerinin özgürleştiğini biliyoruz. Çalışmalarımıza devam etmeliyiz” dedi. 
Yardımeli Derneği’nden Osman İlhan da bir konuşma yaparak şunları söyledi: “Bu yasa, küresel hegemonik güçlerin yine küresel güçler tarafından mağdur bırakılan toplumlara yardım eden, küresel şefkat hareketi gerçekleştiren çalışmalara darbesi olacaktır”.
 
Toplantıda son olarak Sadakataşı Derneği Başkanı Kemal Özdal, “Türkiye’de bulunan sivil toplum kuruluşları, henüz Türkiye’nin büyükelçisinin bile olmadığı birçok ülkeye yardımda bulunuyorlar. Bu durum, yasanın dayatılarak çıkarılma sebebini bize açıklıyor” dedi.
 
 
 
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI METNİ

TERÖRİZMİN FİNANSMANININ ÖNLENMESİ HAKKINDAKİ KANUN; YENİ BİR
KUŞATMA VE ÖTEKİLEŞTİRME HAREKETİDİR!
Terörizme kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele iddiasıyla 1989 yılında OECD bünyesinde kurulan, Mali Eylem Görev Gücü (FAFT)’ne Türkiye de 1991 yılında üye olmuştur. Bahse konu Mali Eylem Görev Gücü’nün himayesinde çıkarılmaya çalışılan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Yasa Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.
Aslında politik bir duruşu ifade eden “terör” ve “terörizm” tanımlarının paranoyak/egemen bir bakışla tek taraflı olarak belirlenmiş olması ve bu tanımın 11 Eylül’den sonra özellikle İslam coğrafyasındaki etkileri göz önüne alındığında söz konusu tasarının iyi niyetten uzak ve tüm dünyayı dizayn ve terbiye etme amacını taşıdığı görülecektir.
Afganistan – el-’Kaide ilişkisi iddiasıyla başlatılan işgal süreci, Bush doktrini, “şeytan üçgeni” tanımlamaları, İran’ın nükleer teknolojisine kaşı Batı’nın İsrail’e ve İran’a dönük takındığı çifte standart, Guantanamo vahşeti, Irak’ta kitle imha silahları olduğu iddiası üzerinden gerçekleştirilen ABD işgali, Pakistan’da İnsansız Hava Araçları’nın sivil katliamlara yol açan saldırıları, NATO’nun Lizbon toplantısıyla beraber alacağını deklare ettiği yeni form, BM yerine NATO ve/veya tek taraflı bir Batı ülkesince yönetilen ve koordine edilen saldırı/operasyonlar, Fransa öncülüğünde Batılı devletlerin Mali’de terörizm ve terörist organizasyonlar söylemi üzerinden gerçekleştirdiği emperyal saldırı, İsrail’in BM’de aleyhine alınmış hiçbir kararı tanımayarak illegal işgal, yerleşim, abluka ve saldırı politikalarını sürdürmesi, nükleer silahlar konusundaki devlet merkezli potansiyel terörizm faaliyetleri ve insanlığa karşı suç kapsamında mütalaa edilmesi gereken kitle imha silahlarına yönelik ikiyüzlü tavır, sadece bir Coğrafya’ya yönelik ve sadece son on yıl içerisindeki genel geçer politikaların sistematiğini göstermektedir.
Bu bağlamıyla konu bir bütün olarak ele alındığında; meselenin Türkiye’nin iç politika meselesi olmaktan çok, uluslararası planda tek bir zihin üzerinden dünyaya ezberlettirilmek istenen terörizm kavramı temelinde yeni egemenlik sistemi inşası için gerekli hukuki altyapı oluşturma çabası olduğu görülecektir.
Son yıllarda gelişen araçlarla iletişimin yaygınlaşması, dünya halkları arasındaki yakınlaşma ve dayanışmanın artması hegemonyanın dünya üzerindeki zulüm planlarına zarar vermektedir. Sivil toplum kuruluşlarının yapmış olduğu uluslararası ölçekli çalışmalar ve raporlar dünya gündemini etkilemektedir. Bu gelişmelerden rahatsız olan hukuksuz güç kullanan devletler, kendi planlarını ve menfaatlerini riske atan her STK, siyasi grup ve camiayı terörist ilan etmekledirler. Bunu Türkiye’de kolaylaştırmanın ve sağlamlaştırmanın yolu söz konusu yasa ile sağlanacaktır. Söz konusu kanunun içeriği, herhangi bir kurum, STK, yardım kuruluşu, örgüt veya partinin evrensel ve hukuki normlar olmaksızın ABD ve Batı tarafından sübjektif bir algı temelinde terörizmle irtibatlandırmasını FAFT’a üye devletlerin de aynı çerçevede değerlendirmesi ve yaptırım uygulaması zorunluluğuna bağlamaktadır. Bu ise, hegemonyanın yeni dilinin kazandığı yeni bir formdur ve orta ve uzun vadeli gelecek sonuçları itibariyle bir kuşatma, kontrol ve dizayn etme anlamı taşımaktadır.
Özellikle insani yardım kuruluşlarının ve daha genelde tüm STK’ların sıradan, küçük bir yardımlaşma faaliyeti dâhil her bir faaliyeti, hukuksuz güç kullanan devletlerin menfaatlerine göre veya istihbarat örgütlerinin çoğu zaman kurguladığı gizli bilgi ve belgelere göre keyfi bir biçimde terörizm kapsamına alınabilecektir. Bu kuruluşların malvarlıklarının dondurulması ve mallarına el konulması, faaliyetlerinin engellenmesi, bu kuruluşlarla ilişki kuran bütün kişilerin/örgütlerin kara listeye alınması yargısal bir süreç gerçekleşmeden tamamen idari bir tasarrufla sağlanacaktır. 
“Terörizm” üzerinde uzlaşılmış bir tanıma sahip değilken, Türkiye’de mevcut Terörle Mücadele Kanunu tartışılırken böyle bir yasanın yürürlüğe girmesi hemen hemen her ekonomik faaliyetin terörizm kapsamına alınmasını mümkün kılabilecektir. Aynı kanunda kapsamı genişletilen “terörizmin finansmanı suçu”na ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması bile aranmamaktadır. Bu halde herhangi bir yardım kuruluşuna bağışta bulunan kişi veya kuruluş töhmet altına kalabilecektir. Organize olmayan herhangi bir tepki eylemi bile terör kapsamına girebilecektir ki bunun ulusal ölçekli kötü sonuçlarına örnek verilebilecek pek çok dava Türkiye özelinde zaten mevcuttur. 
Başta TMK olmak üzere bu yasa ile insanlığın ortak kazanımlarından Örgütletme Hürriyeti, Mülkiyet Hakkı, Adil Yargılanma Hakkı ve Etkili Hukuk Yoluna Başvuru Hakkı gibi hak ve hürriyetler hiçe sayılmaktadır.
Tüm dünyanın baskısına gözlerini yumarak rekabet üstünlüğü sağlamak ve kârını sorumsuzca artırmak için KYOTO protokolünü imzalamayı reddederek yeryüzündeki bütün bir hayatı terörize eden ABD, bir taraftan uluslararası sözleşmeleri imzalamakta Dünya sırlamasının en altlarındaki yerini korumakta beis görmezken diğer taraftan kendi sapkın “terör” tanımı üzerinden egemenlik inşası kapsamında hukuki altyapı niteliğindeki bu türden yasaların kabulü için uluslararası taşeron kurumlar eliyle Türkiye’ye ve diğer ülkelere baskı uygulamaktadır.
Süper güç olma iddiasındaki ABD hem kendisinin hem de İsrail’in kural tanımaz şımarıklığını tüm Dünya’ya dayatmaktadır. ABD’nin dünyanın her yerinde örneklerini gördüğümüz ve kamuoyunun bildiği işkence üsleri ve yargısız infazları ortadayken, kendisinden başka terörist arayışına girmesi ve kendinden başka terörist tarifi icat etmeye çalışması tam anlamıyla ikiyüzlülüktür.
Aşağıda ismi bulunan Sivil Toplum Kuruluşları olarak; Türkiye Hükümeti’ni ve TBMM’yi bu geri dönülmez yolun olası tehlikeli ve vahim sonuçlarını gerekli ciddiyetle ele almaya ve bağlayıcılık ilişkisi bulunan FAFT gibi yapılardan gerekirse üyeliğini çekmek dâhil birtakım ilkeli adımları atarak örnek bir duruş sergilemeye,
Bu kanuna evet oyu veren milletvekillerini, kanun sonrası oluşabilecek hukuksuzluklara ve tehlikelere karşı tarih ve vicdanlar karşısında kirlenecekleri gerçeğinden hareketle, daha özenli davranmaya,
Türkiye kamuoyunu, sonuçları itibariyle yeni bir kuşatma ve ötekileştirme anlamına gelen bu yasaya karşı tepki vermeye, davet ediyoruz.
Akabe Vakfı – AKDAV - Araştırma ve Kültür Vakfı - Anadolu Platformu – ASDER -  Deniz Feneri Derneği - Fatih Akıncıları - Garip-Der - Hikmet Vakfı – İHH -  İMKANDER - İnsan ve Medeniyet Hareketi – MAZLUMDER - Özgür-Der -  Sadakataşı Derneği – TGTV - Uluslararası Hukukçular Birliği - Yardımeli Derneği
 

TERÖRİZMİN FİNANSMANININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun No. 6415

 

Kabul Tarihi: 7/2/2013      

 

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kanun, terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; 1999 tarihli Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu Kanun kapsamındaki terör ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye ilişkin kararlarının uygulanması ile terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla malvarlığının dondurulmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Başkanlık: Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığını,

b) Değerlendirme Komisyonu: Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonunu,

c) Fon: Para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belgeyi,

ç) Malvarlığı: Bir gerçek veya tüzel kişinin mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan ya da doğrudan veya dolaylı olarak kontrolünde olan fon ve gelir ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri,

d) Malvarlığının dondurulması: Malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılması veya kısıtlanmasını,

ifade eder.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Terörizmin Finansmanı Suçu

Fon sağlanması veya toplanması yasak fiiller

MADDE 3- (1) Aşağıda sayılan fiillerin gerçekleştirilmesi amacıyla fon sağlanması veya toplanması yasaktır:

a) Bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükûmeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla, kasten öldürme veya ağır yaralama fiilleri.

b) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında terör suçu olarak kabul edilen fiiller.

c) Türkiye’nin taraf olduğu;

1) Uçakların Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilmesinin Önlenmesi Hakkında Sözleşmede,

2) Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Sözleşmede,

3) Diplomasi Ajanları da Dahil Olmak Üzere Uluslararası Korunmaya Sahip Kişilere Karşı İşlenen Suçların Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmede,

4) Rehine Alınmasına Karşı Uluslararası Sözleşmede,

5) Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunması Hakkında Sözleşmede,

6) Sivil Havacılığın Güvenliğine Karşı Kanun Dışı Eylemlerin Önlenmesine İlişkin Sözleşmeye Munzam, Uluslararası Sivil Havacılığa Hizmet Veren Havaalanlarında Kanun Dışı Şiddet Olaylarının Önlenmesine İlişkin Protokolde,

7) Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşmede,

8) Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Protokolde,

9) Terörist Bombalamalarının Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmede,

yasaklanan ve suç olarak düzenlenen fiiller.

Terörizmin finansmanı suçu

MADDE 4- (1) 3 üncü madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya  terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkra hükmüne göre ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmaz.

(3) Bu madde kapsamına giren suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(5) Suçun, yabancı bir devlet veya uluslararası bir kuruluş aleyhine işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanının talebine bağlıdır.

(6) 3713 sayılı Kanunun soruşturmaya, kovuşturmaya ve infaza ilişkin hükümleri, bu suç bakımından da uygulanır.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Malvarlığının Dondurulması

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları

MADDE 5- (1) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1267 (1999), 1988 (2011) ve 1989 (2011) sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş veya organizasyonların tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulması kararları, Bakanlar Kurulunun Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla gecikmeksizin uygulanır.

(2) Alınan kararlar, Dışişleri Bakanlığı tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bildirilir.

(3) Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına karşı yapılacak başvurular Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine iletilir.

Yabancı devletlerce yapılan talepler

MADDE 6- (1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması hâlinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Bakanlar Kurulu tarafından karara bağlanır. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilir. Karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekir.

(2) Bu talepler, Başkanlığa veya Başkanlığa iletilmek üzere Adalet Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığına yapılır.

(3) Yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için, ilgili devletten teminat talep edilebilir.

(4) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı,  Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunan devlete bildirilir.

(5) Bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabilir.

Yabancı devletlere yapılacak malvarlığının dondurulması talepleri ile Türkiye’de bulunan malvarlığı hakkında yapılacak işlem

MADDE 7- (1) 5 inci ve 6 ncı maddelerde düzenlenen hususlar dışında, Değerlendirme Komisyonu, 3 üncü ve 4 üncü madde kapsamına giren fiilleri gerçekleştirdiği hususunda makul sebeplerin varlığına istinaden kişi, kuruluş veya organizasyonların;

a) Yabancı ülkelerde bulunan malvarlığının dondurulması talebiyle Bakanlar Kuruluna öneride bulunulmasına,

b) Türkiye’de bulunan malvarlığıyla bağlantılı olarak ilgililer hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma açılması talebiyle suç duyurusunda bulunulmasına,

karar verebilir.

(2) Yabancı devletlere yapılacak malvarlığının dondurulması talepleri hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı, Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunulan devlete bildirilir.

Araştırma

MADDE 8- (1) Malvarlığının dondurulması kararları hakkında yapılacak mali araştırma Başkanlık tarafından yerine getirilir. Bu görevin yerine getirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden talep edilen bilgiler istenilen usul, şekil ve sürede gecikmeksizin Başkanlığa iletilir.

(2) Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarıyla Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları, 6 ncı ve 7 nci maddelerin uygulanması kapsamında malvarlığının dondurulmasına ilişkin alınacak karar ve yapılacak talepler hakkında bilgi, belge ve bulgular ile değerlendirmelerini Başkanlığa bildirir.

(3) Araştırma sonuçları, Başkanlık tarafından Değerlendirme Komisyonuna sunulur.

(4) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak yapılacak araştırma işlemleri gizlilik esaslarına uygun olarak yerine getirilir.

Değerlendirme Komisyonu

MADDE 9- (1) 6 ncı ve 7 nci maddeler kapsamında malvarlığının dondurulmasıyla ilgili olarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuştur. Değerlendirme Komisyonu, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanının başkanlığında, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü, Millî İstihbarat Teşkilâtı Müsteşar Yardımcısı, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü ve Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdüründen oluşur.

(2) Görüş ve bilgilerine gerek duyulan kurum ve kuruluşların temsilcileri de Değerlendirme Komisyonuna çağrılabilir.

(3) Değerlendirme Komisyonu, birinci fıkrada sayılan üyeler veya bunların yerlerine usulüne uygun olarak atanan vekilleriyle toplanarak katılanların en az beşinin oyu ile karar verir.

(4) Değerlendirme Komisyonunun sekretarya hizmetleri Başkanlık tarafından yürütülür.

(5) Değerlendirme Komisyonunun başkan ve üyelerine her toplantı için (4.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunan tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir. Bu ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

(6) Değerlendirme Komisyonunun çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.

Malvarlığının dondurulması kararına aykırılığın hukuki sonuçları

MADDE 10- (1) Malvarlığının dondurulması kararına aykırı olarak yapılan her türlü tasarruf ve işlem hükümsüzdür. Bu tasarruf ve işlemlerle ilgili olarak 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümleri saklıdır.

Kararın tebliğ ve ilanı

MADDE 11- (1) Bu Kanun hükümlerine göre alınan malvarlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılır.

(2) Malvarlığının dondurulması kararında; kararın kimin hakkında verildiği, sebepleri, kapsamı, süresi ve bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süresi yer alır.

Malvarlığının dondurulması kararlarının icrası

MADDE 12- (1) Malvarlığının dondurulması kararı ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin karar Resmî Gazete’de yayımı ile birlikte hukuki sonuçlarını doğurur.

(2) Bu Kanun hükümlerine göre malvarlığının dondurulması kararlarının yerine getirilmesinden Başkanlık sorumludur.

(3) Hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilmiş olanlar, alacak ve borçları ile diğer tüm malvarlığı değerlerini ve bunların dayanağına ilişkin bilgileri; bunlardan alacağı veya borcu olan gerçek ve tüzel kişiler ise alacak veya borcun miktarı ile dayanağına ilişkin bilgileri, malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde Başkanlığa bildirirler.

(4) Malvarlığının dondurulması kararı, Başkanlığın talebi üzerine 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin üçüncü ila yedinci fıkralarında belirtilen usule uygun olarak gecikmeksizin yerine getirilir.

(5) Malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunulan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları; nezdinde malvarlığı kaydı bulunup bulunmadığını, bulunuyor ise dondurulan malvarlığına ilişkin bilgileri talep tarihinden itibaren yedi gün içinde Başkanlığa bildirir.

(6) Malvarlığında herhangi bir artış meydana gelmesi hâlinde, bu artışlar da malvarlığının dondurulması hükümlerine tabidir.

(7) Malvarlığının dondurulması kararının kaldırılmasına ilişkin kararlar, Başkanlık tarafından dördüncü fıkra uyarınca dondurma kararını yerine getiren kişi, kurum veya kuruluşlara bildirilir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.

Dondurulan malvarlığının yönetimi

MADDE 13- (1) Dondurulmasına karar verilen malvarlığının yönetimi, ilgili gerçek veya tüzel kişiye aittir. Ancak bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki işlemler hariç olmak üzere, malvarlığı dondurulan kişiler bu malvarlığının ortadan kaldırılmasına, tüketilmesine, dönüştürülmesine, transferine, devir ve temlik edilmesine veya sair tasarruflara yönelik işlemlerde bulunamazlar. Malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunulan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum veya kuruluşları da bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayamaz ve kolaylaştıramazlar.

(2) Malvarlığı dondurulan gerçek kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu yakınlarının asgari geçimlerini sağlamak veya ticari işletmeler ve diğer tüzel kişilerin faaliyetlerine devam edebilmelerini temin etmek üzere;

a) Taşınmazlar ile kara, deniz ve hava ulaşım araçları gibi taşınırlar üzerinde sair kişiler lehine ayni veya şahsi hak tesisi,

b) Banka veya diğer finans kurumlarındaki hesaplar üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması,

c) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklar üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması,

ç) Kıymetli evrak üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması,

d) Şirketlerdeki ortaklık payları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması,

e) Kiralık kasa mevcutları üzerindeki tasarruf yetkisinin kullanılması,

f) Ticari işletme veya diğer tüzel kişilerin mal ve hizmet alım satımı ile bakım, işletim, onarım giderleri, defter ve belgelerinde kayıtlı borçlar, kira, kredi, kayyım hizmeti, sigorta primi, avukatlık ücreti, ücret ve maaş gibi zorunlu ödemelerin gerçekleştirilmesi,

işlemleri Başkanlığın izniyle yapılabilir.

(3) Dondurulan malvarlığından ödenmesi gereken vergi, resim, harç, kira, sosyal güvenlik primi gibi kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlara yapılacak her türlü zorunlu ödemeler, izin alınmaksızın gerçekleştirilebilir. Ancak Başkanlık gerek görmesi hâlinde bu işlemleri de izne tabi tutabilir.

(4) Taşınmazlar ile kara, deniz ve hava ulaşım araçları gibi taşınırlar üzerinde sair kişiler lehine ayni veya şahsi hak tesisine izin verilmesi hâlinde;

a) Sözleşme metninin bir örneği,

b) Sözleşme gereğince karşılık olarak ödenmesi gereken para ve sair malvarlığı değerinin miktarına, ödeme takvimine, ödemenin yapılacağı banka hesabına ilişkin bilgiler,

hakkın tesis edildiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde Başkanlığa verilir.

(5) Hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilmiş olanlara dondurma kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren yapılacak her türlü ödeme, ancak bu kişilere ait bir banka hesabına yapılabilir. Malvarlığı dondurulan kişinin merkezi veya şubesi Türkiye’de bulunan bir bankada hesabı yoksa Başkanlık tarafından kişi adına hesap açtırılır.

(6) Dondurulan malvarlığının yönetimine ilişkin izin; belirlenen kişi veya kişilere, belirli koşullar veya sınırlar dâhilinde bir defaya mahsus ya da süreli olarak verilebilir.

(7) Başkanlık, gerek gördüğü hâllerde verdiği iznin kapsamını veya süresini değiştirebilir veya iptal edebilir.

Denetim

MADDE 14- (1) Başkanlık;

a) Nezdinde malvarlığı bulunduran kişi ve kuruluşların dondurma kararına uygun hareket edip etmediğini,

b) Dondurulan malvarlığının yönetiminin bu Kanun hükümlerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediğini,

denetlemek, gerektiğinde ilgili defter, belge ve kayıtlar üzerinde araştırma ve incelemelerde bulunmak üzere 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen denetim elemanlarını veya Başkanlıkta istihdam edilen maliye uzmanlarını görevlendirir.

(2) Birinci fıkra uyarınca görevlendirilenlere 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, (7.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucunda bulunan tutarı geçmemek üzere Başkanlık onayı ile aylık ek ücret ödenir. Bu ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

Ceza hükümleri

MADDE 15- (1) Bu Kanun hükümlerine göre malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın  gereğini  yerine  getirmeyen  veya  yerine  getirmekte  ihmal  veya  gecikme  gösteren kişilere, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

(2) Birinci fıkra kapsamında malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen kişinin, bir tüzel kişinin organ veya temsilcisi olması veya organ veya temsilcisi olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenmiş bulunması hâlinde ayrıca bu tüzel kişiye on bin liradan yüz bin liraya kadar idari para cezası verilir.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Uygulanacak hükümler ve yollamalar

MADDE 16- (1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, 5549 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

(2) Mevzuatta, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3713 sayılı Kanunun 8 inci maddesine yapılan yollamalar bu Kanunun 4 üncü maddesine yapılmış sayılır.

İhdas edilen kadrolar

MADDE 17- (1) Başkanlıkta kullanılmak üzere ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Maliye Bakanlığına ait bölümüne eklenmiştir.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 18- (1) 3713 sayılı Kanunun 8 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Yönetmelik

MADDE 19- (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Maliye bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. Yönetmelik, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur.

Mevcut kararların uygulanması

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanun hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlar Kurulu tarafından alınmış olan malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesinde de uygulanır.

Yürürlük

MADDE 20- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 21- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

 

(s. sayısı: 409)

 

 

(1) SAYILI LİSTE

 

KURUMU      : MALİYE BAKANLIĞI

TEŞKİLATI   : MERKEZ

 

 

İHDAS EDİLEN KADROLARIN

Sınıfı

Unvanı

Derecesi

Adedi

Toplam

Serbest Kadro

Tutulu Kadro

GİH

Daire Başkanı

1

1

-

1

GİH

Maliye Uzmanı

5

10

-

10

GİH

Maliye Uzmanı

3

5

-

5

GİH

Maliye Uzman Yardımcısı

7

15

-

15

TH

Mühendis

1

3

-

3

TH

Mühendis

5

3

-

3

TH

Mühendis

8

3

-

3

TOPLAM

 

40

 

40


BASIN AÇIKLAMALARI-HAK İHLALLERİ
Tümünü gör
Adresimiz Galata Köprüsü

Zulme sessiz kalmamak için 01 Ocak 2024 Pazartesi günü saat 08:30'da Galata Köprüsü'nde buluşuyoruz.

İMKANDER'in acı günü

İMKANDER’in kurucularından Çeçen gazi İmran Abdülazimov Covid-19 tedavisi gördüğü hastanede vefat etti.

Biz hiçbir zaman teslim olmamış ve işgal edilmemiş bir toprağın

İMKANDER Genel Başkanı Murat Özer, Erem Şentürk'le İftara Doğru programına konuk oldu. Özer, koronavirüs salgınında 60 ülkeye yardım gönderen Türkiye’yi eleştirenlere bu tarz söylemlerin hiçbir zaman teslim olmamış ve işgal edilmemiş bir toprağa sahip olan Türklerin örfüne, bin yıllık devlet geleneğine uymadığını söyledi.

Bir Ölür Bin Diriliriz

Suriye halkını zalim bir rejimden koruyabilmek ve Mehmetçiğimize yönelik saldırıların hesabını sormak için başlatılan Bahar Kalkanı Harekâtı'nı, bileşeni olduğumuz Milli İrade Platrformu olarak destekliyoruz.

ANNELERİN FERYADINA SES VER

Çocukları PKK terör örgütü tarafından tehditle ya da yalan vaatlerle kaçırılan annelerin örgütün siyasi uzantısı HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki büyük direnişi sürüyor. Bu kararlı direnişi selamlıyor ve ülkemizde hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun tüm kesimleri bu vicdan ve ahlak nöbetine destek vermeye çağırıyoruz.

İnsan hakları istişare toplantısına katıldık

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Dr. Leyla Şahin başkanlığında düzenlenen istişare toplantısına katılarak Suriyeli muhacirlerin sorunları ve çözüm yolları konusunda derneğimizin görüşlerini sunduk.

Muhacir sorunu ne ırkçılıkla ne de ajitasyonla çözülemez

Devletimizin ve toplumumuzun "muhacirlere yönelik yapıcı ve merhametle kuşatılmış yaklaşımının devamı için" her türlü çabayı göstereceğimizi ve bunu yaparken her türlü istismara karşı müteyakkız olacağımızı saygıyla kamuoyuna duyururuz.

Ne manipülasyon ne hukuksuzluk Sığınmacı sorunu adaletle çözülür

Bugüne kadar mültecilerin sorunlarıyla hiçbir şekilde alakadar olmamış içeride ve dışarıda kimi art niyetli çevre ve ülkelerin Türkiye aleyhinde yaptığı algı operasyonlarına iltifat etmeden, sığınmacıların hukukunu daima müdafaa edeceğiz.